Kılıçdaroğlu’ndan İmamoğlu Ekibine Ağır Darbe
CHP’de aylardır biriken lav, sonunda patladı. Kimse bu kadarını beklemiyordu ancak Kemal Kılıçdaroğlu, partinin direksiyonunu yeniden eline almak için en sert hamlesini yaptı. CHP artık bir siyasi parti olmanın ötesinde, büyük bir zihniyet hesaplaşmasının arenasına dönüştü. Bir tarafta genel merkezi kale gibi savunanlar, diğer tarafta belediye imkanlarıyla delege satın aldığı iddia edilen bir ekip. Dün gece MYK’dan çıkan karar, bu savaşın artık geri dönüşü olmayan bir noktaya girdiğini tescilledi.
Kulislerde konuşulanlara göre Kılıçdaroğlu, bu kararı alırken oldukça kararlıydı. “Bu parti iradesini paraya satanların partisi olmayacak” diyerek doğrudan Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibini hedef aldı. Artık mesele basit bir koltuk kavgası değil; CHP’nin yüz yıllık hafızasının, belediye bütçeleriyle kurulan güç ağlarına teslim edilip edilmeyeceği meselesidir. Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı, tabanda yıllardır biriken o ahlaki sorgulamanın fitilini ateşledi. Seçmen artık sadece sandıkta değil, parti içindeki kirlenmeye karşı da bir isyanın eşiğinde.
Dokuz İsim Çizildi: CHP’de Kılıç Artığı Operasyonu
MYK toplantısının ardından sızan liste, CHP içindeki dengeleri altüst etti. Veli Ağbaba, Gökhan Günaydın, Ali Mahir Başarır, Ensar Aytekin, Özgür Karabat, Burhanettin Bulut, Umut Akdoğan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Turan Taşkın Özer… Bu 9 isim, İmamoğlu-Özel ekseninin en kilit taşlarıydı. Şimdi hepsi tedbirli olarak Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Bu, siyasi lügatte “artık bizimle değilsiniz” demektir. Kılıçdaroğlu, bu isimleri tasfiye ederek aslında İmamoğlu’nun Ankara’daki kollarını ve bacaklarını kopardı.
Özellikle belediyeler etrafında kümelenen para trafiği ve delege üzerindeki baskılar, artık saklanamaz bir boyuta ulaştı. Kameraların bantlandığı gizli toplantılardan, otel odalarında dönen pazarlıklardan bıkan CHP seçmeni için bu ihraç kararları bir nefes borusu oldu. Ancak bu sadece başlangıç. Kulis bilgileri, operasyonun dalga dalga yayılacağını söylüyor. Sırada il ve ilçe başkanlıkları, ardından da “aklan gel” denilerek kapı gösterilecek belediye başkanları var. Parti içindeki bu temizlik harekâtı, sadece bir disiplin süreci değil, aynı zamanda bir varlık yokluk savaşıdır.
Gözler şimdi Ekrem İmamoğlu’na çevrilmiş durumda. Genel Merkez, İmamoğlu’na yönelik dosyaları tek tek masaya indiriyor. Yargı süreciyle boğuşan İmamoğlu için parti içindeki çember daralıyor. Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesi, CHP’nin bundan sonraki karakterini belirleyecek. Ya bu kirli ilişkiler ağı tamamen sökülüp atılacak ya da CHP kendi yarattığı bu canavarın kurbanı olacak. Bekleyip göreceğiz; ancak “Devrimci Kemal” sloganları atanların beklediği o büyük temizlik nihayet başladı. Bu hamlelerin ardından CHP’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Kaynak: Sabah